1-) 3 Aşamalı Model

3 AŞAMALI MODEL ÖRNEĞİ

 

GRUP ÖĞRENCİLERİ

  • MERAL MERVE ERDOĞAN
  • ÜMİT CEYHAN
  • CANDAN DİKİCİ

6. SINIF

ÜNİTE; İNSANDA ÜREME, BÜYÜME ve GELİŞME

ÖĞRENME ALANI; CANLILAR VE HAYAT

KONU; ERGENLİK VE SAĞLIK

Konu/Kavramlar: Çocukluktan ergenliğe geçiş, ergenlik sağlığı

KAZANIMLAR:

8.1.5.1. Çocukluktan ergenliğe geçişte oluşan bedensel ve ruhsal değişimleri tartışır.

8.1.5.2. Ergenlik döneminin sağlıklı bir şekilde geçirilebilmesi için nelerin yapılabileceğini,araştırma verilerine dayalı olarak tartışır.

BAŞLIK 

Ergenlik Döneminde Görülen Değişikliklerin  Neler  Olduğunu Biliyor musunuz?

                               SENARYO                                  

 Mert’in Günlüğü

Her sabah kalktığımda aynada yüzümü biraz daha değişmiş görüyorum. Yüzümdeki sivilcelerin yanı sıra sakallarımda yeni yeni çıkmaya başlıyor.Sadece bedenim değil,duygularım da değişiyor.Bazen bir volkan gibi içim içime sığmazken bazen durgun bir deniz gibi oluyorum.Hiçbir neden yokken içimde bir sıkıntı hissediyorum.Bazen kendimi o kadar Yalnız hissediyorum ki sanki bu dünyada beni kimse tam olarak anlamıyor.

Bugün en yakın arkadaşıma ‘’ Sıkıntılarını kimle paylaşırsın ?’’ diye sorduğumda:‘’Annemle ve babamla dertleşiyorum.’’cevabını verdi. Bende bu yolu denemeliyim.

Öfkemi kontrol etmekte güçlük çekiyor ve farkında olmadan insanların kalbini kırabiliyorum. Böyle durumlarda ne yapacağımı bilmiyorum. Bu halimi hep eleştiriyorlar.Beni eleştirmek yerine,neden anlamaya çalışmıyorlar? Benim onların yardımına ihtiyacım var.

Aslında bu dönemde daha önce yaşamadığım güzellikler de oluyor. Farklı duygular yaşıyorum.Ailem bana yeni sorumluluklar vermeye başladı.bu onların bana güvenlerinin arttığını gösteriyor.

Artık çocuk değilim.Çocuk gibi davranamam.Bir yetişkin olmadığımı da biliyorum.bu değişikliğin ne zamana kadar süreceğini merak ediyorum.

Mert’in yazdığı günlükten onun ergenlik döneminde olduğunu anlıyoruz.

  • Mert’in bu dönemde yaşadıkları doğal mıdır?
  • Ergenlik döneminde herkeste aynı değişiklikler mi görülür ?
  • Ergenlik döneminde görülebilen bedensel,zihinsel ve duygusal değişimler nelerdir?
  • Bu dönem nasıl sağlıklı bir şekilde geçirilebilir ?

 

ÖĞRENCİ ETKİNLİKLERİ

ETKİNLİK 1-

kjkjh

(Kaynak /MEB 7.sınıf Çalışma Kitabı)

ETKİNLİK 2-

nbnbn

(Kaynak /MEB 7.sınıf Çalışma Kitabı)

ETKİNLİK 3-

BEĞENDİĞİM ÖZELLİKELERİM

BEĞENMEDİĞİM ÖZELLİKLERİM

ÖĞRETMEN NOTLARI

 Ergenlik Dönemi

Ergenlik, çocukluktan erişkinliğe geçiş sürecidir. Bu süreç iç salgı bezlerinden salgılanan hormonlar tarafından başlatılır ve sürdürülür. Testis ve yumurtalık gibi cinsiyet organlarının ve cinse özgü dış görünüm özelliklerinin gelişmesi, büyüme ve kemik olgunlaşmasında belirgin hızlanma, vücut oranlarında ve bedensel yapıda değişiklik, ergenlik sürecinin özelliklerini oluşturur.
Vücutta ergenliğe yol açan hormonal değişikliklerin başlamasından sonra dış görünümdeki ilk değişiklikler kız çocuklarında 10 (8-13), erkeklerde 12 (9,5-15) yaşında ortaya çıkar. Değişikliklerin tamamlanması genellikle 3-5 yıl sürer. Ergenlik döneminin sonunda -kızlarda otalama 16, erkek çocuklarda 18 yaşında- bireyin büyüme ve gelişmesi büyük ölçüde tamamlanmıştır.
Adolesans, kimi zaman ergenlikle eş anlamda kullanılmakla birlikte aslında, hayatın bu devresinde vücutta oluşan biyolojik değişikliklere eşlik eden ruhsal gelişme ve psikososyal değişiklikleri de kapsayan bir terimdir.
Ergenlik dönemi (büluğ çağı) 11-21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönem “fırtına-gerginlik” dönemi olarak da bilinir. Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar tanır ve bu dönem özelliklerine vâkıf olabilirse ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur. Ergen bedensel, cinsel, sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim sahalarında yaşadığı süreçler sebebiyle ergen kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.

Ergenlik Dönemiyle İlgili Sorunlar :

Vücuttaki yapısal değişikliklere ve çevreye uyum gerektiren bu dönem son derece duyarlı olunması gereken bir devredir. Çocukluktan çıkıp erişkinliğe ilk adımını atan insanın bedeninde ve biyolojik işlevlerinde meydana gelen değişikliklere alışması ve kabullenmesi, ayrıca fiziksel değişiklikleri nedeniyle çevresindekilerin kendisine karşı davranışlarına alışması gerekmektedir. Yine bu dönem okulda kendisinden beklenen sorumlulukların arttığı, içgüdülerini kontrol ederek davranışlarında ölçülü olmasının beklendiği bir dönemdir. Geleceği için meslek seçimi ve yaşam biçimi gibi konularda karar vermesi gerekmektedir.
Ergenlik dönemi ruhsal sıkıntıları :Ruhsal hastalık, insanın duygu, düşünce ve davranışlarında olağan dışı sapmaların ayrılıkların bulunmasıdır., diye tanımlanabilir. Ruhsal hastalık belirtileri rahatsız edici, acı verici, kişiyi ve çevresini mutsuz eden türden belirtilerdir. Kişinin uyumunu bozar, ilişkilerini sarsar, ve çalışmasını etkiler. Kimi ruhsal hastalık daha çok kişinin kendisine acı verir. Örneğin kuruntuları, korkuları, kaygıları ve üzüntüleri olan kişi, kendi içinde tedirgindir, mutsuzdur, ancak bu belirtiler toplumsal ilişkisini, çalışmasını önemli ölçüde aksatmaz. Nevrozla bu türden ruhsal hastalıklardır. Nevrotik kişi, daha çok kendi içinde uyumsuz olan, iç dengesi bozulmuş olan kişidir. Nevrotik kişi, kendisini çevreye uydurmaya, bu amaçla kendisini değiştirmeye uğraşan kişidir. Gerçeklerle ilişkisi kopmamıştır; bir bakıma gerçeklerin üstesinden gelmeye, altında ezilmemeye çabalar. Bun karşılık kişilik bozukluklarında, çatışma daha çok çevreyledir. Kişilik bozukluğu gösteren kişi, kendi iç dengesini koruyabilmek için çevresini değiştirmeye, çevreyi kendine uydurmaya çalışır. Örneğin anti sosyal bir kişi, davranışlarıyla çevreyi tedirgin ve mutsuz ederken kendisi bundan yararlanır, doyum sağlar.
Ruhsal hastalıkların çok çeşitli nedenleri vardır. Örneğin; psikozlar ateşli hastalıklara, beyindeki bozukluklara, hormon dengesizliklerine, alkol ve uyuşturucu ilaçlara, enfeksiyonlara bağlı olarak ortaya çıkabilirler. Psikozlarda kalıtımsal ve yapısal etkenler de rol oynarlar. Mide ülseri, astım gibi psikosomatik hastalıklarda ise, hem bedensel yatkınlık hem de ruhsal etkenler bir arada bulunurlar. Nevrozlarda da yatkınlık söz konusu edinmekteyse de, başlıca etkenlerin ruhsal olduğu görüşünde birleşilmektedir. Kişinin yaşantıları, aile içindeki eğitimi, geçirdiği ruhsal örselenmeler, belli başlı belirleyicidirler.
Ruhsal hastalıkların tanısı, hastayla yapılan görüşmeler, gözlemler, aileden alınan bilgiler ve gerektiğinde uygulanan psikolojik testler yardımıyla konur. Kişideki ruhsal belirtilerin yoğunluğu, süresi ve hangi koşullarda çıktığı göz önünde tutularak hastalığın ya da uyumsuzluğun derecesi belirlenebilir. Hiç kimse kendi kendine gerçekçi bir tanı koyamaz. Kendi sorunlarımızı ya abartma ya da yok sayma eğilimine göre değerlendirdiğimiz için varacağımız sonuç, yanıltıcı olur. Bununla birlikte kendi kendimize içten yanıtlar verebilirsek, ruh sağlığımız konusunda doğruya yakın bir sonuca varabiliriz.
Ergenlik Dönemi Depresyonları :

Depresyon, genlik çağında gençlik çağında tüm belirtileriyle çok seyrek olarak görülür. Ergenlik çağından önce süperegonun gelişmemiş olması, çocuğun kendini gözleme ve eleştirme yetisinin zayıflığı, dışa dönüklüğü, dürtülerin dizginleşmemiş oluşu nedeniyle durgunluk, çökkünlük, umutsuzluk, kendini suçlama gibi temel depresyon belirtileri apaçık ortaya çıkmazlar; çıksa da sürekli olmazlar. Başka bir deyişle, üstbenlik, benliği ve dürtüleri tama egemenliği altına alamaz. Genç, depresyona karşı kendini savunmaya girişir. Ortaya üstü örtülü,dolaylı ya da depresyon eşdeğerleri denen belirtiler çıkar. Altta yatan depresyon göstergesi olabilecek belirtiler şunlardır: Genç can sıkıntısı çeker ve tedirgindir; hiç bir işle uzun süre ilgilenemez, bir uğraştan diğerine yönelir. Ancak sonun getiremez. İstekle başladığı bir işten çabuk bıkar; coşku ile bezginlik arsında gider gelir. Dikkatini yoğunlaştırmakta güçlük çeker; okuduğunu anlamaz “okuduklarım kafama girmiyor” der, unutkanlıktan, dalgınlıktan yakınır. Ders dinleyemez ve başarısı düşer. Bedeniyle uğraşır, yorgunluktan, başa ağrısından, mide bulantısından, karın ağrısından, uykusuzluktan yakınır.
İlk gençlikte görülen davranış bozukluklarının bir çoğunun alta yatan bir değersizlik, benlik saygısında azalma ve yalnızlık duygularına bir tepki olarak, geliştikleri sıklıkla belirtilmektedir. Baş kaldırma ve saldırgan davranışlar, içteki bir güçlük duygusunu örtme çabaları olarak nitelendirilmişlerdir. Genç, kendinin güçsüz olmadığını kanıtlamaya uğraşmakta, depresyonla savaşmaktadır. Yalnızlık duygusundan kurtulmak için insanlardan kaçmak yerine onlara sokulmayı deneyebilir. Aile ilişkileri çok bozuk olan, evde istenmediğini, sevilmediğini duyumsayan bir genç, kişisel yakınlığı ev dışında arayabilir. Bu durumda eğer genç, bir kızsa beğenildiğini, aranıldığını görerek, ilişkilerini çok ileri götürebilir, sevgi açlığını irine sığınarak gidermeye çalışır. Cinsel yaklaşmayı sevgiyle karıştırır, ancak aradığını bulamayınca, ya da cinsel isteklerin doyurulmasıyla sevginin sona erdiğini görünce ve yüzüstü bırakılınca daha büyük bir çöküntüye uğrar; canına kıymaya kalkışabilir.
Ailede boşanma, ayrılık, ölüm gibi benlik saygısını azaltan durumlarda pek çok gencin ilk tepkisi davranış bozukluğu biçiminde olmaktadır. Gencin, birden umursamaz bir tutum takındığı, derslerine boş verdiği, okuldan kaçmaya, öğretmenlere karşı gelmeye başladığı, haylaz arkadaşlara kapıldığı gözlenir. Açıkça ayar tutamayan depresyon belirtisi göstermeyen genç, dolaylı olarak depresyonunu aşmaya çabalar. Kolay arkadaş edinemeyen kimi genç de ilişki alanını daha daraltıp, yanlış uğraşlara yönelebilir. Hayvan besleyerek tüm gününü onların bakımına ayırarak, onlarla konuşup severek, depresyona karşı kendini savunmaya çalışabilir.

Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister?
1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.
2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.
3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.
4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.
5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
8- Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.
9- Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.
Aileye düşen görevler :
Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır. Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır. Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.
Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir. Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz. Sevgi eksik edilmemelidir. Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir. Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır.

Ergenlik döneminde aile içi ilişkiler:

Ergenler, bağımsızlık istekleri doğrultusunda anne, baba ve ailedeki diğer büyükleriyle bazı tartışmalar yaşayabilir. Bu çatışmalar genellikle gündelik konulardadır; kiminle arkadaşlık edileceği, zamanın nasıl geçirileceği, ne yeneceği, ders çalışmanın nasıl olacağı gibi.

Sorunlar karşılıklı birbirini dinlemeyle, kızgınlığa ve kırgınlığa düşmeden, hoşgörü ve yapıcı tartışmayla çözülebilir.

Bazı durumlarda anne, baba ya da büyüklerinizle aranızda ciddi gerginliklerin oluşması da söz konusu olabilir. Çözüm için destek gereksinimi duyulan bu gibi durumlarda, sorunlar büyümeden ve bireyler örselenmeden, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan yardım istemek gerekir.
 Ergenlik döneminde arkadaşlarla ilişkiler:

Bu yaşlarda çocukluk yıllarına göre arkadaşlarla ilişkilerin niteliğinde de önemli değişimler yaşanır. Türü ve biçimi değişse de oyunların arkadaşlarla ilişkilerde hâlâ çok önemli yeri vardır. Ancak eskiden daha çok oyun ağırlıklı olan ilişkilerde artık uzun söyleşilerin ve birlikte olmanın verdiği keyif de ortaya çıkar.

Bu yaşlarda giyim şekli, saç biçimi gibi konularda arkadaşlar gittikçe daha fazla belirleyici olur. Sizler de arkadaşlarınız gibi görünmek ve davranmak isteyebilirsiniz.

Bu yaşlarda arkadaşlarınızla ilişkiler konusunda da değişimler yaşayabilirsiniz. Ortak değişim ve sorunlar yaşadığınız, sizinle aynı cinsiyetteki kişilerle daha yakın ilişki içine girersiniz. Bu dönemin özellikle ilk yıllarında kız çocuklar kız arkadaşlarıyla, erkek çocuklar ise erkek arkadaşlarıyla daha yakın olurlar.

Kızlar az sayıda kişiyle yakın arkadaşlık kurar, her etkinliği aynı arkadaşlarla paylaşmaktan zevk alır. Erkeklerin daha çok sayıda arkadaşı olur ve değişik etkinlikleri farklı arkadaşlarla yapmaktan zevk alabilirler. Örneğin; top oynamak için ayrı ya da ders çalışmak için ayrı grupları seçebilirler.

Ergenlik döneminde karşı cinsiyet (kızlar için erkekler, erkekler için kızlar), biraz uzaklaşılan ancak bir ölçüde de çekici bulunan ve merak edilen bir özellik kazanır. Genel olarak karşı cinsiyetle iyi dostlukların, arkadaşlıkların gelişmesi biraz daha ileri yaşlara (16-17) kayar. Ancak gelişimsel özelliklerde olduğu gibi, arkadaşlıklarda da önemli bireysel farklar olabilir.

Bu yaşlarda kızlarla erkeklerin arkadaşlık etmesi; yaşama hazırlanmaları, kendilerini daha iyi tanımaları, olayları olumlu algılamaları için çok yararlıdır. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kuracağınız arkadaşlıklar sanatı, sporu ya da günlük etkinliklerinizi daha anlamlı kılacaktır.

Bazı kişiler kızlarla erkeklerin ancak flört ilişkisi içinde birlikte olabileceklerini düşünmektedir. Bu tür bir yaklaşım, kızlarla erkekler arasında sağlıklı dostlukların ve dayanışmanın oluşmasını engelleyebilir. Değişik bakış açılarının paylaşımı sizleri çok daha zenginleştirecek ve sosyalleştirecektir.

Sanatsal etkinlikler, çevrenizle ilişkilerinizde size çok yardımcı olacaktır. Sanat aracılığı ile diğer kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşabilme olanağınız artar. Sinema, tiyatro ve müzik gibi sanatsal katılımlar, gelişiminizi sağlam temele oturtmak için çok uygundur.

ÖĞRETİM TİPİ

Dersin genelinde;

  • Beyin fırtınası
  • Tartışma
  • Soru-cevap yöntemi kullanılır.
  • Önerilen süre 3 ders saatidir.

1.DERS

2.DERS

3.DERS

Öğretmen konuya giriş kısmında senaryoyu öğrencilerine okutur.  Senaryonun ana fikrini, ergenlikte çocuklarda olan değişimleri sorar bu şekilde soru-cevap yöntemi ile öğrencilerin ilgisini derse çeker. Ardından öğretmen konu anlatımını tamamlar ve öğrencilerin diğer için hazırlıklı olmalarını ve konu tekrarı yapmalarını ister.

Öğretmen 1. Etkinliği yapar. Öğrencilerin ilk ders dinledikleri konuları ve verilen ödev olarak konu tekrarı yapıp yapmadıklarını kontrol eder. Ayrıca bu etkinlikte ergenlik sonrası değişimler ve bu konularla ilgili sorulan sorulan , dersin konusunu ayrı başlıklar halinde toplamıştır ki bu sayede öğrencilerin analiz yapmaları sağlanır. Dersin sonunda ise bir sonraki ders yapılacak etkinlik için öğrencilerin hazırlanması istenir.

Son derste ise öğretmen,  2. Etkinlik ve değerlendirme etkinliğini yaptırıp konuyu sonlandırır. 2. Etkinlikte öğrencilerin ergenlik sırasında yaşanan duygusal, psikolojik, bedensel, zihinsel deşiklikleri araştırmaları istenmektedir. Bu etkinlik sayesinde öğrencilerin araştırma , sorgulama yetenekleri gelişecektir. 2. Etkinlik tamamlandıktan sonra 3. Etkinlik olarak öğrencilerin bu dönemde beğendiği ve beğenmediği özelliklerini yazacakları bir çalışma yaprağı verilir. Bu sayede öz değerlendirme yapmaları sağlanır. Değerlendirme etkinliği olarak öğrencilere bir senaryo verilir ve sorulan sorulara cevap vermeleri istenir.

     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 DEĞERLENDİRME

Aşağıdaki sorunun cevaplarını defterimize yazalım.

Ahmet sabahları uyanmakta zorlanıyordu. Saatlerce arkadaşları ile telefonda konuşuyor, yüksek sesle müzik dinliyor, ikaz edildiğinde sinirlenerek kendisini odasına kapatıyordu. Eğer evde durmak istemezse babasının arabasını kaçırıp arkadaşlarıyla geziyordu. Her hafta başka bir kıza aşık oluyordu. Yüzünde çıkan sivilcelerden dolayı sürekli utangaç tavırlar sergiliyordu.

a. Çocuklarının ergenlik dönemine girdiğini fark eden ailesi, Ahmet’in bu dönemi daha sorunsuz geçirebilmesi için,

• Kemal’e nasıl davranmalıdır?

• Kimlerden yardım alabilir?

b. Ahmet’in yerinde olsaydık, bu dönemi sağlıklı geçirebilmek için neler yapardık?

Reklamlar